YÜKLENİYOR

Hakkımızda

Bafra Ticaret ve Sanayi Odası; 1903 yılında Eski Belediye Caddesinde kuruldu. O yıllarda tütün yetiÅŸtiriciliÄŸinde Bafra Türkiye'nin en önemli merkezi konumundaydı. Yerli ve Yabancı Tütün Tüccarlarının yöreye çok sık gelmesi ve ihracat nedeni ile oluÅŸan ihtiyaca cevap verebilmesi amacıyla kurulmuÅŸtur.Zaman…

Devamı

İletişim Bilgileri

Telefon

0362 543 10 75
0362 542 58 48

E-Posta

info@bafratso.org.tr

Adres

Hacınabi Mah. Tekel Cd. No:53- Bafra/SAMSUN

Coğrafi İşarete Aday Ürünler

Bafra Manda YoÄŸurdu

Kızılırmak Deltası’nın bereketli ovalarında, doğayla iç içe yaşayan bir kültür vardır: mandacılık. Bafra Türkiye’nin en verimli manda üretim bölgelerinden biri olmasıyla da dikkat çeker. Deltanın sulak yapısı, zengin otlakları ve doğal kaynak suları, burada yetişen mandaların hem yaşam kalitesini hem de süt verimini artırır. Bafra’da yıllardır süregelen manda yetiştiriciliği, hem küçük aile işletmelerinin geçim kaynağı hem de bölgenin geleneksel üretim biçimlerinden biri olarak yaşatılmaktadır. Samsun genelinde yer alan yaklaşık 19 bin mandanın önemli bir bölümü Bafra ve çevresinde yetiştirilmektedir. Bu oran, bölgeyi Karadeniz’de manda sütü, kaymağı ve yoğurdu ile üretiminde ön plana çıkarmaktadır. Manda sütü; inek sütüne kıyasla daha yoğun kıvamlı, daha yüksek protein ve yağ içeriğine sahiptir. Bu da ondan elde edilen yoğurt ve kaymağın lezzetini eşsiz kılar. Yerel üreticiler, geleneksel yöntemleri modern hijyen koşullarıyla birleştirerek, manda sütünü hem ekonomik değere dönüştürmekte hem de bölgenin mutfak kültürüne katkı sunmaktadır. Doğal antibiyotik olarak bilinir. Bağırsak florasını hızla yenilenmesine katkı sağlar. B12 vitamini açısından zengin bir besin olduğu için uzmanlar tarafından sıklıkla önerilir. Manda yoğurdu faydaları arasında kalp sağlığını korumak da sayılabilir. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirdiği için bağışıklık sistemini destekler. Sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Kişinin genel sağlık durumunu korumakta etkilidir. Konsantrasyon ve beyin sağlığı açısından da manda yoğurdu faydaları ile dikkat çeker. Manda Yoğurdu Cilde Faydaları Manda yoğurdu sadece lezzetli ve besleyici bir besin değildir. Ayrıca cilt sağlığı açısından da birçok fayda sağlar. Cildinizin daha sağlıklı ve canlı görünmesine yardımcı olur. Manda yoğurdu cilde faydaları için maske olarak cildinize uygulayabilirsiniz. Manda yoğurdu tek başına uygulayabileceğiniz gibi cilde faydalı olan başka besinlerle de karıştırarak maske yapabilirsiniz. Örneğin manda yoğurdu ve salatalık maskesi, manda yoğurdu ve bal maskesi, manda yoğurdu ve limon suyu maskesi şeklinde cilt maskeleri hazırlayabilirsiniz.

Bafra Manda Kaymağı

Manda Kaymağının Faydaları; Manda kaymağı, protein, yağ, vitamin ve mineral açısından zengin bir besindir. Bu nedenle, sağlığa birçok faydası bulunmaktadır. Manda kaymağının faydalarından bazıları şunlardır: 1. Enerji verir: Manda kaymağı, yüksek kalorili bir besin olduğundan, enerji vericidir. 2. Sindirimi kolaylaştırır: Manda kaymağı, sindirimi kolaylaştırıcı bir etkiye sahiptir. 3. Kasları güçlendirir: Manda kaymağı, kasları güçlendirmeye yardımcı olan protein içerir. 4. Cildin sağlığını korur: Manda kaymağı, cildi nemlendiren ve besleyen vitamin ve mineraller içerir. 5. Saçların sağlığını korur: Manda kaymağı, saçların sağlıklı uzamasına yardımcı olan vitamin ve mineraller içerir. Manda Kaymağının Yapımı Manda kaymağı, manda sütünün yağının yoğunlaştırılmasıyla elde edilir. Manda sütü, kaynatıldıktan sonra soğumaya bırakılır. Soğuyan sütün üzerinde oluşan kaymak, bir kaşıkla alınarak tabağa alınır. Kaymak, birkaç gün bekletilerek daha kıvamlı hale getirilir. Manda kaymağı, evde de kolaylıkla yapılabilir. Bunun için, manda sütü, kaynatıldıktan sonra soğumaya bırakılır. Soğuyan sütün üzerinde oluşan kaymak, bir kaşıkla alınarak tabağa alınır. Kaymak, buzdolabında birkaç gün bekletilerek daha kıvamlı hale getirilir. Manda Kaymağı Nasıl Tüketilir? Manda kaymağı, kahvaltılarda, tatlılarda ve yemeklerde kullanılabilir. Kahvaltıda, kızarmış ekmeğin üzerine sürülerek veya balla birlikte tüketilebilir. Tatlılarda, baklava, kadayıf, revani gibi tatlıların üzerine serpilerek veya tatlı soslarına katılarak kullanılabilir. Yemeklerde, et yemeklerine, çorbalara veya salatalara katılarak kullanılabilir.

Bafra Manda Peyniri

Manda Yetiştiriciliği Kızılırmak Deltası, Samsun’un Bafra, 19 Mayıs ve Alaçam ilçeleri arasında yer alır. Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olduğu gibi Türkiye’de manda yetiştiriciliğinin en yoğun yapıldığı bölgelerden biridir. Geniş çayır alanları, sulak meralar ve göller mandalar için mükemmel doğal bir yaşam ortamı oluşturur. Mandalar burada yarı serbest, doğal beslenmeye dayalı yöntemlerle otlatılır ve yetiştirilir. Manda Peyniri Kızılırmak Deltası’nın verimli çayırlarında doğal olarak beslenen mandaların sütünden üretilen Manda Peyniri, bölgenin geleneksel peynircilik kültürünü günümüze taşıyan özel bir lezzettir. Yüksek yağ ve protein içeren manda sütü sayesinde peynir, daha dolgun aromalı, hafif tatlımsı ve belirgin süt kokusuna sahip olur. Yapım sürecinde süt, geleneksel usullerle mayalandıktan sonra kaplar içine alınır ve kendi ağırlığıyla süzülerek kıvam kazanır. Bu yöntem, peynire hem doğal bir sıkılık hem de bölgeye özgü karakteristik dokusunu kazandırır. Manda Peyniri; kahvaltılarda, salatalarda ya da bölgeye özgü sıcak yemeklerde rahatlıkla kullanılabilir. Doğal üretim yöntemleri ve sınırlı miktarda üretilmesi onu oldukça değerli ve özgün kılar. Özellikle Manda Peynirinden yapılmış Pide de kullanılmasından ötürü önemli yere sahiptir. Kızılırmak Deltası’nın doğallığını ve manda yetiştiriciliğinin köklü geleneğini yansıtan Manda Peyniri, hem yerel halkın hem de bölgeyi ziyaret eden gastronomi meraklılarının mutlaka denemesi gereken lezzetlerdendir.

Nebyan Fasulyesi

Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde, Nebyan Dağı’nın serin yamaçlarında yetişen ve adını doğduğu topraklardan alan özel bir lezzet vardır: Nebyan Fasulyesi. Sadece belirli rakımda, sınırlı arazilerde yetiştirilebilen bu nadide ürün; toprağın, suyun ve temiz dağ havasının armağanıdır. Kimyasal gübre ve zirai ilaç kullanılmadan, tamamen doğal yöntemlerle üretilen bu fasulye; sadece bir baklagil değil, bölgenin kendine has tarım mirasının bir yansımasıdır. Nebyan Fasulyesi, normal fasulyeye kıyasla üç kat daha kısa sürede pişmesi ve pişerken dağılmaması ile mutfaklarda büyük kolaylık sağlar. Bu özelliği, onu yalnızca yöre halkının değil, profesyonel şeflerin ve sağlıklı beslenmeye önem verenlerin de tercih ettiği bir ürün hâline getirmiştir. Üstelik içerdiği yüksek protein değeri sayesinde kırmızı ete yakın besleyici güç sunar. Kas kütlesi geliştirmeye çalışan sporcular için doğal bir protein kaynağı olarak da öne çıkmaktadır. Nebyan Fasulyesi’nin en dikkat çekici yönlerinden biri de sınırlı üretim kapasitesidir. Yalnızca verimli ve doğal yapısını koruyan özel tarlalarda yetiştirilebildiği için her hasat dönemi sınırlı miktarda elde edilir. Bu durum, henüz toprağa düşmeden alıcı bulan, hatta siparişi bir yıl önceden verilen bir ürün olmasını sağlar. Her yıl aynı lezzeti arayan müdavimleri, sonraki sezonun fasulyesini şimdiden beklemeye başlar. Nebyan Fasulyesi, yalnızca sofralara değil, Samsun’un tarımsal itibarı ve markalaşma çabasına da katkı sunan, bölgeye özgü bir değer hâline gelmiştir. Her baklası, doğanın sunduğu saf lezzetin ve emeğin kıymetli bir temsilcisidir.

Nebyan Kestanesi

Karadeniz’in serin dağ havası, Nebyan eteklerinde yetişen her ürüne ayrı bir karakter kazandırır. İşte bu toprağın, bu sisli dağların ve bu sabırlı iklimin en özel armağanlarından biri de Nebyan Kestanesidir. Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Cerekli, Fındıklı, Yeşilyurt, Kösedik, Aydınpınar ve çevresindeki köylerde doğal olarak yetişen bu kestane, yalnızca bir meyve değil, yöre halkı için sonbaharı müjdeleyen bir kültürdür. Nebyan Kestanesi, ilk bakışta iriliğiyle değil; zarif yapısı, kabuğunun inceliği, tohum zarının kolayca soyulması ve en önemlisi damakta bıraktığı yoğun aroması ile dikkat çeker. Küçük ama özlü meyvesi, özellikle közde piştiğinde hafif tütsülenmiş kokusuyla çocukluk hatıralarını canlandırır. Kabuğu kolay soyulur, içi kremamsı bir dokuya sahiptir; ne çok kuru ne de fazla nemlidir. Bu dengeli yapısıyla hem evlerde tüketilir hem de tatlı ve pasta sektöründe tercih edilen nitelikli bir üründür. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin Ziraat Fakültesi tarafından yapılan çalışmalar da bu kestanenin kendine özgü ekotiplere sahip olduğunu, bölgedeki genetik çeşitliliğin korunması gerektiğini ortaya koymuştur. Her köyde farklı bir aromaya, farklı bir yoğunluğa sahip olan ağaçlar, Nebyan’ın kendine has florasını da gözler önüne serer. Bugün hâlâ Nebyan Kestanesi; soba başında sohbetin, Hıdırellez gecesindeki umudun, dağdan taşınan emeğin simgesi olmaya devam ediyor.

PaylaÅŸ :